|
KAN UYKULARI
Mustafa Kemal e türban giydirdiler
( La Stampa İtalya)
Bir diriye bağırsaydın elbette duyururdun,
Neylersin ki,senin bağırdığında
Hayattan eser yok.
Yok mu gerçekten hiçbirinizde hayattan eser? Boşa mı gitti gerçekten de çağrım?
Kaldır başını kan uykularından
Böyle yürek, böyle atardamar
Atmaz olsun.
Ses ol, ışık ol , yumruk ol
Karayeller başına indimeden çatını (yada kara eller geçirmeden başına çarşafı)
Sel suları bastığın toprağı parça parça
Alıp götürmeden denizlere (yada babalar gibi satmadan ellere)
Çabuk ol.
Yollar kesilmiş, alanlar sarılmış
Alıcı kuşlar fırıl fırıl tepende.
Benden geçti mi demek istiyorsun,
Aç iki kolunu iki yana;
Korkuluk ol.
Rıfat ILGAZ.
Sen dokuz şubat ta Sıhhiye de olmayan, sen kan uykusundaki, yaptın mı tercihini korkuluk musun? Yoksa ses mi, ışık mı olacaksın? Olacaksan artık ne zaman olacaksın? Devrim muhafızları kapına dayandığında mı? Elini taşın altına sokmanın zamanı geçeli on yıllar oluyor hala uzatmayacak mısın parmağını? Sen değilse kim, şimdi değilse ne zaman? Hala eksi 30 derecede mermi altında, kar üstünde vatan savunan askerden mi bekleyeceksin herşeyi, yada namlu ucunda adalet dağıtıp, rejim kollayan bir avuç hakimden mi? Hani Sıhhiye ye kadar gelme zahmetine katlanıp destek vermediğin arkandayız demediğin insanlardan mı?
Uyan artık kan uykusundan bak ne diyor İtalyan Atatürk ün başına türban taktılar La Stampa. Ölüm zillet midir artık sana bunun yanında?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Günü gelir çark düzüne çevrilir,
Günü gelir hesabınız görülür,
Günü gelir hesabınız sorulur.
Nazım Hikmet
Hesap sorulacak sanır mısın ki sadece Akp lilerdir? Hesabın büyüğünü senden soracak ey sen kan uykusundaki; bu ülke, bu ülkenin geleceği çocukları neredeydin sen bütün bunlar olurken diye. Ne diyeceksin o gün hava soğuktu kar yağacak dendi, provakasyon olacak itiş kakış olacak dendi mi diyeceksin eksi otuz derecede,karlar üstünde şehit düşen Mehmet e karşına dikildiğinde? Yarın çocuğun karşına dikildiğinde neredeydin anne, baba dediğinde çalışıyordum yazın tatile gidebilmek için kullanamadım iznimi mi diyeceksin? Ben korkuluktum mu diyeceksin nasıl bakacaksın yüzüne ey kan uykusundaki?
Bir çeşme başına bi testi koysalar,
Kırk yıl anda dursa, dolası değil.
Yunus EMRE
Her rüzgarda otlar gibi eğilip bükülürsen,
Dağ bile olsan bir ota değmezsin.
Mevlana
Anla artık uyuyarak yapılamaz hiç birşey ben kırk yıl bağırsam Sıhhiye de, Tandoğan da
o karşı darbe dönesi değil, sen dağ olduğunu farketmeden.O meydanlar onbinlerle değil milyonlarla sayılmadıkça, sesini sesime katmadıkça. Ne bekliyorsun karısı erkek görünce kafasını halıların altına sokan Haşim Kılıç ın başkanlığındaki Anayasa Mahkemesi üyelerinden hala Sıhhiye deki bir avuç insana güvenip kafalarını taşın altına uzatmalarını mı? Şehidinin kanı daha kurumamış Yargıtay ın kan uykusundakilere güvenip tekrar şehadeti göze almasını mı bekliyorsun hala?
Şimdi bana 14 nisan masalları mı anlatacaksın yoksa milyonları topladık da ne oldu diye? Ne mi oldu? Tüm dünya gücümüzü gördü, ordu, yargı yalnız olmadığını hissetti bugünün aksine. Hala 22 Temmuz mu diyeceksin bana? Peki ne yaptın 14 nisanla 22 temmuz arasında onu anlat bana.Yıllardır kandırılıp borçlandırılmış millete istikrar yalanları söylenirken, istikrar bozulursa yanarsın masalları anlatılırken ne yaptın? Meydanlardaydım ya yetmez mi mi diyeceksin.Bağırdım çağırdım bitti işim mi diyeceksin? Yada mitingler ters tepti, askerin müdahalesi akp ye yaradı masalına inacak kadar safım mı diyeceksin? Seni kan uykusundan uyanmaya sesini sesime, gücünü gücüme, emeğini emeğime katmaya ama önce burada olduğunu kanıtlamaya, bizim için çalışanlara yanındayız demeye çağırıyorum. Yoksa yine meydanlarda görünüp kaybolmaya değil kan uykusundan uyanmaya, çalışmaya parmağınla bile olsa taşın altına girmeye .
Cesaretli olmak iyidir, çekingen olmak kötüdür.Çünkü yazgı,üstünde egemenlik kurmayı umanların bir cengaver gibi davranmasını ister.
Em. Org. Osman Pamukoğlu
Ülkenin yazgısı geriye döndü ve biz seyrettik, seyretmenin uyumanın zamanı geçeli yıllar oluyor zaman, son zaman şimdi; ya hemen, ya hiç. Cumartesi orada olmayanların verecek kabul edebileceğim bir cevabı yok.Artık tek cevap meydanlarda, derneklerde, STK larda, hatta partilerde olmakta.Tek özür, tek yol ve tek kurtuluş bu artık.
Ve açsak, yorgunsak,
Alkan içindeysek eğer (ve Mustafa Kemal üç kuruşluk İtlyan ın diline düştüyse eğer)
Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
Kabahat senin, demeğe de dilim varmıyor ama
Kabahatin çoğu senin, canım kardeşim.
Nazım Hikmet
Benim dilim varıyor maalesef vatan şairi ve eminim sen de görseydin eğer bugünleri, koca Gazi Kemal e türban giydirmişler cüretinin bir İtalyan a verildiğini görseydin eğer senin de dilin varırdı eminim. Orada olmayanlar olsam ne değişirdi diyenler; eğer orada onbinler değil en az beş milyon inanmış inasan olsaydık 555K nın korkusunu üzerinden atamammış çakal sürüsünüsn eli varmazdı o paçavra tasarıya evet demeye . Ve olmadığımız için sadece internette yada facebook da boy göstermeyi yeterli bulan sen orada olmayan kabahatin hepsi sende !!
Ey Vatan!
Arkadaşlar Uykularından Uyansın,
Uyuyarak Yaşanmaz.
Karanlığı Güneş Boğar.
Uyanın, Uyanın, Uyanın Artık Kan Uykusundan!!!!!!!!
|